Kişi adları marka olabilir mi? İsmimizi markamız yapabilir miyiz?
Kişinin adı üzerindeki hakkı, kişilik hakkının bir parçasıdır ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların içerisinde yer alır. Kişi adları, öngörülen asli işlevlerinin yanında marka olarak tescil edilmeye de elverişli işaretlerdir.
Kişi adlarının marka olarak tesciline ilişkin yaklaşımlar hukuk sistemlerine göre farklılık göstermektedir. ABD, Kanada gibi ülkeler kişi adlarının tesciline olumsuz yaklaşsalar da Türkiye, İsviçre ve diğer AB ülkelerindeki yaklaşım kişi isimlerinin marka olarak tescil edilebileceği yönündedir.
Ülkemizde her ne kadar kişi adlarının marka olarak tescil edilebileceği benimsenmişse de Türk Patent Kurumu marka başvurularının incelenmesi sürecinde mutlak ret nedenlerine aykırılıkları -kamusal aykırılıklar- re ’sen gözetir. Buna ek olarak hak sahipleri tarafından nispi ret nedenlerine aykırılık itirazında bulunulabilir ve hükümsüzlük davası açılabilir.

Neticeten ülkemizde kişi adları marka olarak tescil edilebilir. Hatta başka kişilerin adları için dahi marka tescil talebinde bulunulabilir. Türk marka hukukunda, Türk Patent kurumunun resen gözeteceği mutlak ret nedenlerine ek olarak ad üzerindeki hakkın ihlal edilmesi marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenmiştir. Bir marka başvurusu ad üzerindeki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilebilir. Markada adı kullanılan kişinin ölmüş olması halinde ise ölenin yakınları kendi kişilik haklarının ihlali gerekçesi ile tescile itirazda bulunabilir. Sınai Mülkiyet Kanununda düzenlenen nispi ret nedenleri aynı zamanda tescil edilmiş markalar açısından hükümsüzlük nedeni teşkil eder. Dolayısıyla ad üzerindeki hakkın ihlaline yol açan bir marka tescil edilmiş ise hak sahibi tarafından aynı gerekçe ile hükümsüzlük davası açılabilir. Tescile itiraz etmeye yetkili kişiler, hükümsüzlük davası açmaya da yetkilidir.